GetfullappsGetfullapps
Dil
EnglishBahasa IndonesiaTürkçePolskiไทยTiếng Việt
LinkedIn: Topluluk ve Ağ

LinkedIn: Topluluk ve Ağ

tarafından LinkedIn

4,2

Güvenlik
100% Safe
Kategori
İş
Puanlar
4,2
Fiyat
Free
İndir
1.00B

Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.

Ekran Görüntüleri

LinkedIn: Topluluk ve Ağ
LinkedIn: Topluluk ve Ağ
LinkedIn: Topluluk ve Ağ
LinkedIn: Topluluk ve Ağ
LinkedIn: Topluluk ve Ağ
LinkedIn: Topluluk ve Ağ
LinkedIn: Topluluk ve Ağ

Analiz eden: Getfullapps

LinkedIn’i verimli kullanmak, uygulamayı sık sık açmaktan çok her girişte ne yapmak istediğini bilmeyi gerektiriyor. Benim için en işe yarayan başlangıç noktası, tek bir hedef seçmek: bugün ilanları karşılaştırmak, bir şirketi araştırmak ya da profilimdeki bir bölümü tamamlamak. Bu küçük sınır, iş dünyası içeriklerinin arasında amaçsızca dolaşmamı önlüyor.

Bir oturum için küçük bir hedef belirlemek

Örneğin iş aradığım bir dönemde uygulamayı açmadan önce “uygun rolleri gözden geçirip iki ilanı ayrıntılı okuyacağım” diye karar veriyorum. Sonra gördüğüm her paylaşımın peşine düşmek yerine bu işe odaklanıyorum. Başka bir gün hedefim, ilgilendiğim bir şirketin son paylaşımlarını ve çalışan profillerini incelemek olabilir. Uygulamayı bir amaçla açmak, akışın dikkati dağıtmasını azaltan en basit alışkanlık.

Bu yaklaşım, özellikle telefonda kısa aralarla kullanımda işe yarıyor. Bir ilanı kaydedip daha sonra bilgisayarda incelemek, hareket halindeyken aceleyle başvurmaktan daha sağlıklı olabilir. İlanın görevlerini ve aranan deneyimi dikkatle okumaya zaman ayıramıyorsam, o an karar vermek zorunda olmadığımı kendime hatırlatıyorum.

İş arama dışında da aynı yöntem geçerli. Sektördeki bir gelişmeyi takip etmek istiyorsam, önce hangi şirketleri ve uzmanlık alanlarını anlamaya çalıştığımı belirliyorum. Böylece okuduğum içerikleri tek tek değerlendirmek yerine, aralarında bağlantı kurabiliyorum. LinkedIn’in profesyonel ağı bu tür araştırmalarda yararlı; fakat araştırmanın kapsamını kullanıcının kendisi çizmezse içerik akışı kolayca fazla genişleyebiliyor.

İş aramak, mesleki çevreyi canlı tutmak ve sektör haberlerini tek bir yerde takip etmek isteyenler için LinkedIn, telefonumda en sık açtığım iş uygulamalarından biri. Ben onu yalnızca boş pozisyonlara bakılan bir ilan panosu gibi kullanmıyorum; profilimi güncel tutuyor, belirli şirketleri izliyor, uzmanların paylaşımlarından gündemi anlamaya çalışıyor ve uygun olduğunda doğrudan bağlantı kuruyorum. Bu yaklaşım önemli, çünkü uygulamanın asıl değeri tek bir ekranda değil, düzenli kullanımla oluşan profesyonel izlenimde ortaya çıkıyor.

LinkedIn: Topluluk ve Ağ, LinkedIn tarafından geliştirilen, iş kategorisinde yer alan ücretsiz bir uygulama. İş bulma, sektör liderleriyle bağlantı kurma ve iş dünyasındaki gelişmeleri takip etme işlerini mobil cihazda birleştiriyor. Uygulama mağazasındaki ortalama puanı 4,2 ve yaklaşık 3,5 milyon değerlendirmeye sahip; toplam yükleme sayısı da bir milyarı aşmış durumda. Bu ölçekte bir kullanıcı tabanı, özellikle farklı sektörlerden insanlarla bağlantı kurmak isteyenler için önemli bir avantaj sağlıyor.

Günlük kullanımda nasıl verimli hale geliyor?

Benim için verim, uygulamayı açmadan önce hangi işi bitireceğimi seçmekle başlıyor; bu bölüm de o temel rutini ayar ve tekrar edilebilir kısayollarla nasıl sürdürebileceğimi ele alıyor. Özellikle ilanları, şirket araştırmasını ve mesajları ayrı amaçlar olarak görmek, kısa kullanım aralarını daha anlamlı kılıyor. Böylece bir sonraki adımda hangi ayarların bu düzeni desteklediğine geçmek kolaylaşıyor.

Sırada Keşfedilecek Makaleler

Önce profil, sonra akış

Uygulamayı ilk açtığımda doğrudan akışta kaybolmak yerine profilimi temel çalışma alanı olarak görüyorum. Profil fotoğrafı, başlık, deneyim bölümü ve beceriler yalnızca özgeçmiş bilgisi değildir; arama sonuçlarında ve birinin profilimi incelediği anda oluşan ilk izlenimi belirler. Özellikle “her işi yaparım” gibi genel ifadeler yerine hangi alanda ne ürettiğimi anlatan daha net bir başlık kullanmak, uygulamadan alınan sonucu belirgin biçimde değiştiriyor.

İş arayan biri için en pratik başlangıç, hedeflediği pozisyonları ve şehirleri netleştirmek. Deneyimli bir kullanıcı olarak ben, karşıma çıkan her ilana başvurmaktansa ilan metnindeki sorumlulukları kendi deneyimimle karşılaştırıyorum. Bu yöntem başvuru sayısını azaltabilir, fakat profil ve özgeçmiş uyumunu artırır. Uygulama çok sayıda ilan sunduğu için asıl beceri daha fazla sonuç görmek değil, gerçekten uygun olanları ayıklamak.

Akış tarafında da benzer bir disiplin gerekiyor. Her paylaşımı okumaya çalışmak yerine, takip ettiğim kişileri ve şirketleri belirli amaçlarla seçiyorum. Bir şirketin ürün duyuruları, işe alım paylaşımları veya yöneticilerinin uzmanlık alanları, o kurumun çalışma biçimi hakkında ilan metninden daha fazla fikir verebilir. Bu nedenle akış benim için eğlencelik bir haber ekranından çok, sektör araştırması yaptığım bir kaynak.

Gerçekçi bir iş arama senaryosu

Örneğin yeni bir ürün yöneticiliği pozisyonu aradığımı düşünelim. İlk gün yalnızca ilanlara başvurmak yerine profilimde ürün stratejisi, kullanıcı araştırması ve ekipler arası çalışma deneyimini anlaşılır biçimde öne çıkarırım. Daha sonra ilgilendiğim şirketleri takip eder, o şirketlerde çalışan kişilerin hangi konularda paylaşım yaptığını gözlemlerim. İlan açıldığında yalnızca “başvur” düğmesine basmakla kalmam; rolün gerektirdiği becerilerle profilimdeki anlatımın örtüşüp örtüşmediğini kontrol ederim.

Bir çalışanın paylaşımına yorum yazacaksam “Harika paylaşım” gibi boş bir cümle yerine, konuya dair kısa ve gerçekten ilgili bir görüş eklemeyi tercih ederim. Bu, bağlantı kurma isteğini daha doğal hale getirir. Ancak kimseye arka arkaya tanımadığım halde iş talebi göndermem. LinkedIn’de bağlantı sayısını büyütmek kolay olabilir, fakat işe yarayan ağın ölçüsü kişi sayısından çok, gerektiğinde karşılıklı konuşulabilen ilişkilerin niteliğidir.

Ayarları ilk gün kontrol etmek

Uygulamanın verimli kullanımı yalnızca akışta gezinmekten ibaret değil. Bildirim ayarlarını kontrol etmek benim için ilk yapılacak işlerden biri. Her yeni paylaşım, öneri veya güncelleme için uyarı almak kısa sürede dikkat dağıtıcı hale gelebiliyor. Ben yalnızca iş başvuruları, mesajlar ve gerçekten takip etmek istediğim gelişmeler için bildirimleri açık bırakmaya çalışıyorum. Böylece uygulama gün boyunca beni çağıran bir ekrana dönüşmüyor.

Profil görünürlüğü de düşünülmesi gereken bir konu. Birinin profiline baktığımda karşı tarafa ne kadar bilgi gitmesini istediğimi, kendi kullanım amacımla birlikte değerlendiriyorum. İş arama döneminde daha görünür olmak isteyebilirim; fakat yalnızca araştırma yapmak için uygulamayı kullanırken daha ölçülü bir görünürlük tercih edebilirim. Burada tek bir doğru ayar yok. Önemli olan, profil ziyaretleri ve görünürlük tercihlerinin farkında olarak hareket etmek.

İş arama tercihlerini de rastgele doldurmamak gerekiyor. İstediğim pozisyonlar, çalışma biçimi ve konum gibi alanlar ne kadar gerçekçi olursa, karşıma çıkan ilanlar da o kadar anlamlı hale geliyor. Çok geniş bir tercih listesi daha fazla sonuç gösterse de arama kalitesini düşürebilir. Ben birkaç hedef rolü seçip sonuçları gözden geçirdikten sonra gerekirse kapsamı genişletmeyi daha kullanışlı buluyorum.

Akış gürültüsünü azaltan alışkanlıklar

LinkedIn akışı, takip edilen kişi ve şirketlerin yanı sıra önerilen içeriklerle de hızla büyüyebiliyor. Bu yüzden her gördüğüm içeriğe tepki vermek yerine, bana mesleki olarak gerçekten katkı sağlayan konuları ayırıyorum. Sürekli motivasyon cümleleri veya aynı fikrin tekrarlandığı paylaşımlar ilgimi çekmiyorsa bunlarla etkileşimi azaltıyorum. Etkileşim biçimim, zamanla karşıma çıkan içeriğin niteliğini etkileyen en pratik kontrol araçlarından biri.

Bir başka yararlı alışkanlık, ilginç bir paylaşımı hemen tüketip geçmemek. Ben önemli bulduğum bir konuyu daha sonra incelemek üzere not alıyor, ardından o konu hakkında farklı uzmanların görüşlerini arıyorum. Böylece akıştaki tek bir iddiayı genel sektör gerçeği sanma riskim azalıyor. LinkedIn, hızlı tüketilen içeriklerle dolu olabilir; değer üretmesi için kullanıcının seçici davranması gerekiyor.

Bağlantı kurarken daha iyi sonuç almak

Bağlantı davetlerinde kısa ve kişisel bir açıklama kullanmak, benim deneyimimde sessizce gönderilen isteklerden daha iyi bir başlangıç sağlıyor. Kişinin hangi paylaşımı, projesi veya uzmanlık alanı nedeniyle ilgimi çektiğini açıkça söylemek yeterli. Uzun bir kariyer hikâyesi yazmıyorum; karşı tarafın neden iletişim kurduğumu tek bakışta anlamasını sağlıyorum.

Yeni bağlantıları hemen bir iş talebiyle karşılamamak da önemli. Önce kişinin çalışma alanını anlamak, ilgili içeriklerini okumak ve uygun bir zamanda kısa bir soru sormak daha doğal. Elbette bu yaklaşım iş garantisi sunmaz; yalnızca iletişimin karşılıklı ve saygılı başlamasını sağlar. Özellikle işe alım uzmanlarına aynı metni tekrar tekrar göndermek yerine, gerçekten uygun bir pozisyon olduğunda ilgili ilan üzerinden konuşmayı tercih ediyorum.

İlanları karşılaştırırken gözden kaçan ayrıntılar

İş ilanlarında yalnızca pozisyon adına bakmak yanıltıcı olabilir. Aynı unvan farklı şirketlerde bambaşka sorumluluklar taşıyabiliyor. Ben görev listesini, aranan deneyimi ve rolün hangi ekiple çalışacağını birlikte okuyorum. İlanın dili de ipucu verebilir: Sürekli değişen öncelikler, çok geniş sorumluluklar veya birbirinden uzak becerilerin tek rolde toplanması, görüşmede daha fazla soru sormam gerektiğini gösterir.

Başvurmadan önce şirket sayfasını ve çalışan profillerini incelemek de zaman kazandırıyor. Buradaki amaç kurumu kusursuz biçimde analiz etmek değil; ilandaki rolün şirketin genel yapısıyla uyumlu olup olmadığını anlamak. Uygulama bu araştırmayı tek yerde yapmayı kolaylaştırıyor, ancak görülen bilgilerin çoğu profesyonel sunum niteliğinde. Bu nedenle kararımı yalnızca paylaşımların olumlu tonuna dayandırmıyorum.

Mobil kullanımın güçlü ve zayıf tarafları

Telefon uygulamasının en büyük avantajı, kısa boşluklarda iş arama ve ağ takibini sürdürebilmek. Toplu taşımada bir ilanı kaydetmek, bir mesajı yanıtlamak veya bir şirketin güncel paylaşımlarına bakmak kolay. Hızlı etkileşim gerektiğinde mobil kullanım masaüstünden daha pratik hissettiriyor.

Buna karşılık uzun bir profil düzenlemek, deneyimleri dikkatle yazmak veya birçok ilanı yan yana karşılaştırmak telefonda yorucu olabiliyor. Ben kapsamlı profil çalışmasını mümkünse daha büyük ekranda yapıyor, uygulamayı günlük kontrol ve hızlı iletişim için kullanıyorum. Sadece telefon üzerinden başvuru yapacaksanız yazım hatalarını ve eklediğiniz bilgilerin biçimini ayrıca kontrol etmenizi öneririm.

Ücretlendirme ve yaş uygunluğu

Uygulama ücretsiz indirilebiliyor; ancak uygulama içi satın alımlar öğe başına yaklaşık seksen iki liradan yirmi sekiz bin dört yüz liraya kadar uzanıyor. Bu aralık, ücretli seçenekleri kullanmadan önce hangi özelliğe gerçekten ihtiyaç duyduğunuzu anlamayı önemli hale getiriyor. Temel profil oluşturma, bağlantı kurma ve iş ilanlarını inceleme deneyimi için ödeme yapmadan başlamak mümkün. Ben ücretli bir seçeneği ancak düzenli iş arama sürecinde sağlayacağı somut faydayı anlayabiliyorsam değerlendiririm.

İçerik derecelendirmesi ebeveyn rehberliği olarak belirtiliyor. Uygulama iş ve profesyonel iletişim odaklı olsa da kullanıcıların paylaştığı içerikler farklı konular ve üsluplar içerebilir. Daha genç kullanıcıların uygulamayı kullanması durumunda, herkese açık paylaşımlarda kişisel bilgileri ne kadar görünür kıldıklarını ve tanımadıkları kişilerle nasıl iletişim kurduklarını konuşmak iyi bir önlem olur.

Deneyimli kullanıcıların uyguladığı hızlı çalışma düzeni

Benim önerdiğim düzen üç kısa adımdan oluşuyor. Önce bildirimleri ve iş arama tercihlerini kontrol ediyorum. Sonra kaydettiğim ilanları, takip ettiğim şirketleri ve bekleyen mesajları belirli aralıklarla gözden geçiriyorum. Son olarak profilimde yeni bir deneyim, beceri veya proje varsa bunu geciktirmeden güncelliyorum. Bu düzen, uygulamayı rastgele açıp saatlerce kaydırmaktan daha verimli.

İlanları kaydetmek tek başına yeterli değil; kaydedilen ilanların neden ilgimi çektiğini de not etmek faydalı. Ben bir ilanın gerektirdiği bir beceriyi profilimde göstermediğimi fark edersem, bunu sonraki başvurular için kontrol noktası yapıyorum. Böylece kayıt listesi yalnızca başvuru kuyruğu olmaktan çıkıp kariyer eksiklerimi görmeme yardım ediyor.

Mesajlaşmada da kısa ve net olmak önemli. İlk mesajda bütün özgeçmişimi anlatmak yerine, kim olduğumu, neden yazdığımı ve mümkünse tek bir sorumu belirtiyorum. Bir yanıt gelmezse art arda hatırlatma göndermiyorum. LinkedIn’in ağ mantığı, ısrarcı olmaktan çok düzenli ve güvenilir görünmeyi ödüllendiriyor.

Alternatiflerle karşılaştırınca nerede öne çıkıyor?

Geleneksel iş ilanı siteleri, yalnızca açık pozisyonları arayan kullanıcılar için daha sade bir deneyim sunabilir. Eğer tek hedefim hızlıca ilan bulmaksa, daha az sosyal içerik gösteren bir platformda arama yapmak daha az dikkat dağıtıcı olabilir. LinkedIn’in farkı, ilanı şirket, çalışanlar, uzmanlık alanları ve profesyonel paylaşımlarla birlikte değerlendirme imkânı vermesi.

Sosyal medya uygulamalarıyla karşılaştırıldığında ise burada profesyonel kimlik daha merkezi bir rol oynuyor. Bu, iş bağlantıları için avantaj; fakat her paylaşımın doğal ve kişisel olmasını bekleyen kullanıcılar için daha resmi bir ortam anlamına geliyor. Ben LinkedIn’i genel sosyal medya alışkanlıklarıyla kullanmaya çalıştığımda verimim düşüyor. Burada amaç sürekli görünür olmak değil, doğru bağlamda güvenilir bir profil oluşturmaktır.

Uygulamanın sınırları ve kimlerin uzak durması gerektiği

LinkedIn herkes için en iyi iş arama aracı değil. Yerel ve saatlik işlerde, yalnızca hızlı başvuru arayanlarda veya profesyonel profil oluşturmak istemeyenlerde başka ilan platformları daha uygun olabilir. Ayrıca uygulamanın sosyal akışı, iş arama hedefinden kolayca uzaklaştırabiliyor. İçerik üretmeye, yorum okumaya veya ağ kurmaya ilgi duymuyorsanız, bu yapı gereğinden karmaşık gelebilir.

Bir diğer sınırlama, profil kalitesinin kullanıcıya büyük ölçüde bağlı olması. Uygulama iyi bir profil yazmaz, deneyiminizi doğru konumlandırmaz ve her ilanı sizin için değerlendirmez. Kötü hazırlanmış bir profil, çok sayıda bağlantıyla bile güçlü görünmeyebilir. Bu nedenle uygulamayı sihirli bir işe yerleştirme aracı olarak değil, düzenli emek isteyen bir mesleki vitrin olarak görüyorum.

Paylaşımların güvenilirliği konusunda da dikkatli olmak gerekiyor. Popüler veya çok etkileşim alan bir gönderi, otomatik olarak doğru bilgi anlamına gelmez. Kariyer tavsiyelerini kendi sektörüm, deneyimim ve güvenilir kaynaklarla karşılaştırıyorum. Bu küçük kontrol, özellikle maaş, işe alım süreci veya meslek trendleri hakkında kesin ifadeler gördüğümde önemli.

Sürüm ve genel kullanım değerlendirmesi

Uygulamanın mevcut sürümü 4.1.1250 ve minimum işletim sistemi gereksinimi 10. Güncel bir cihazda temel gezinme, mesajlaşma, profil düzenleme ve ilan takibi rahat ilerliyor. Yine de uygulama içindeki bölümlerin yoğunluğu nedeniyle ilk kullanımda her şeyin nerede olduğunu anlamak zaman alabilir. Ben yeni bir kullanıcıya önce profilini tamamlamasını, ardından bildirimleri sadeleştirmesini ve son olarak iş arama tercihlerini ayarlamasını öneririm.

7 Nisan 2011’de yayımlanan ve geliştiricisi LinkedIn olan bu uygulama, yıllar içinde yalnızca iş ilanı aranan bir araç olmaktan çıkıp profesyonel kimlik ve iletişim alanına dönüşmüş. Bu genişlik hem güçlü yanı hem de temel zorluğu. Çok şey yapabildiği için doğru alışkanlıklar olmadan dağınık hissettirebiliyor; doğru kullanıldığında ise iş arama, sektör takibi ve bağlantı kurmayı aynı rutinde birleştiriyor.

Son kararım

Benim açımdan LinkedIn, özellikle uzmanlık alanını görünür kılmak, şirketleri işe alım öncesinde araştırmak ve profesyonel çevreyi uzun vadede geliştirmek isteyenler için güçlü bir uygulama. En iyi sonuç, her gün saatlerce kullanmaktan değil, profil güncellemelerini, bildirimleri, ilan takibini ve kişisel mesajlaşmayı düzenli bir sisteme oturtmaktan geliyor.

İş ararken yalnızca başvuru sayısını artırmak istiyorsanız daha sade alternatifler sizi daha hızlı sonuca götürebilir. Fakat “hangi şirkete başvurmalıyım, bu rol bana uyuyor mu, bu alanda kimleri takip etmeliyim ve kendimi nasıl daha iyi anlatırım?” sorularını birlikte yanıtlamak istiyorsanız LinkedIn daha kapsamlı bir seçenek. En büyük avantajı bağlantı sayısı değil, doğru bilgiyi doğru zamanda görünür kılabilmesi. Ben bu nedenle onu tek seferlik iş arama uygulaması olarak değil, dikkatli kullanıldığında uzun vadeli bir kariyer çalışma alanı olarak öneriyorum.

Artıları

  • Profesyonel profil oluşturmak ve kariyer geçmişini sergilemek kolaydır.
  • İş ilanları deneyim, konum ve sektör gibi ölçütlerle filtrelenebilir.
  • Sektör haberleri ve uzman paylaşımları güncel kalmayı destekler.
  • Mesajlaşma ve bağlantı önerileri profesyonel çevreyi genişletir.
  • Kurslar ve beceri değerlendirmeleri gelişim hedeflerini destekler.

Eksileri

  • Bazı gelişmiş kariyer ve görünürlük özellikleri Premium abonelik gerektirir.
  • Bildirimler yoğun olabilir ve düzenli olarak kişiselleştirme isteyebilir.
  • Sahte profiller veya düşük kaliteli iş ilanlarıyla karşılaşılabilir.
  • Akıştaki içeriklerin bir kısmı tekrarlı ya da fazla tanıtım odaklıdır.
  • İş başvurularında rekabet yüksek olduğundan hızlı sonuç garanti edilmez.

LinkedIn: Topluluk ve Ağ hakkında sıkça sorulan sorular

LinkedIn: Topluluk ve Ağ uygulaması ne işe yarar?

LinkedIn: Topluluk ve Ağ, profesyonel bağlantılar kurmak, iş ilanlarını takip etmek, özgeçmiş bilgilerini sergilemek ve kariyer alanındaki gelişmeleri izlemek için kullanılan bir sosyal ağ uygulamasıdır. Uygulama üzerinden sektörünüzdeki kişileri takip edebilir, şirketleri inceleyebilir, gönderilere katılabilir ve uygun pozisyonlara başvurabilirsiniz. Hem aktif iş arayanlar hem de kariyerini geliştirmek isteyenler için tasarlanmıştır.

LinkedIn uygulamasını kullanmak için hesap oluşturmak zorunlu mu?

Evet, LinkedIn’in temel özelliklerinden yararlanabilmek için kişisel bir hesap oluşturmanız gerekir. Kayıt sırasında adınız, e-posta adresiniz, eğitim ve iş deneyiminiz gibi bilgiler istenebilir. Profilinizi ne kadar ayrıntılı ve doğru hazırlarsanız, işe alım uzmanlarının sizi keşfetme ihtimali de o kadar artar. İsterseniz profil görünürlüğü ve iletişim tercihlerinizi daha sonra ayarlardan değiştirebilirsiniz.

LinkedIn üzerinden iş başvurusu yapmak güvenli mi?

LinkedIn, çok sayıda şirket ve işe alım uzmanını bir araya getirdiği için iş arama konusunda kullanışlı bir platformdur; ancak her ilanı otomatik olarak güvenilir kabul etmemek gerekir. Başvurmadan önce şirketin resmi sayfasını, ilanı paylaşan kişinin profilini ve iş tanımındaki iletişim bilgilerini kontrol etmelisiniz. Sizden para, banka bilgisi veya gereksiz kişisel belge isteyen ilanlara karşı dikkatli olmanız önemlidir.

LinkedIn: Topluluk ve Ağ uygulaması ücretsiz mi?

LinkedIn uygulamasını indirmek ve temel özelliklerini kullanmak genellikle ücretsizdir. Ücretsiz hesapla profil oluşturabilir, bağlantılar kurabilir, gönderileri inceleyebilir, iş ilanlarını arayabilir ve birçok ilana başvurabilirsiniz. Bununla birlikte LinkedIn Premium gibi ücretli abonelik seçenekleri de bulunur. Bu planlar daha gelişmiş arama, profil görüntüleme bilgileri, eğitim içerikleri veya bazı iş başvurusu araçları sunabilir; abonelik koşullarını dikkatlice incelemeniz gerekir.

LinkedIn’de gizlilik ve bildirim ayarları nasıl yönetilir?

LinkedIn, profilinizin kimler tarafından görülebileceği, bağlantılarınızın hangi bilgileri görebileceği ve etkinliklerinizin ağınızla paylaşılıp paylaşılmayacağı konusunda çeşitli ayarlar sunar. Profil görünürlüğünü, e-posta tercihlerini, uygulama bildirimlerini ve reklam kişiselleştirmesini ayarlardan değiştirebilirsiniz. Uygulamayı ilk kurduktan sonra bu seçenekleri kontrol etmeniz, gereksiz bildirimleri azaltmanıza ve kişisel bilgilerinizi daha bilinçli paylaşmanıza yardımcı olur.

LinkedIn: Topluluk ve Ağ Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun

LinkedIn: Topluluk ve Ağ

LinkedIn: Topluluk ve Ağ

İş

Şuradan indir:Google Play

Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan team-mobile@linkedin.com üzerinden iletişime geçin, http://www.linkedin.com/ adresini ziyaret edin veya https://www.linkedin.com/legal/privacy-policy sayfasını inceleyin.

Kullanıcıların Sevdiği Diğer İndirmeler

Aynı Kategoriden Seçtiklerimiz